عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ، عَنِ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ : " لاَ فَرَعَ وَلاَ عَتِيرَةَ "
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ ، قَالَ الزُّهْرِيُّ : حَدَّثَنَا عَنْ سَعِيدِ بْنِ المُسَيِّبِ ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ، عَنِ النَّبِيِّ صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّمَ ، قَالَ : لاَ فَرَعَ وَلاَ عَتِيرَةَ قَالَ : وَالفَرَعُ : أَوَّلُ نِتَاجٍ كَانَ يُنْتَجُ لَهُمْ ، كَانُوا يَذْبَحُونَهُ لِطَوَاغِيَتِهِمْ ، وَالعَتِيرَةُ فِي رَجَبٍ
عتيرة: العتيرة : ذبيحة كانوا يذبحونها في الجاهلية في رجب تقربا وعبادة ، وسميت عتيرة لأنها تعتر أي تذبح
حديث رقم: 3746 في صحيح مسلم كتاب الْأَضَاحِيِّ بَابُ الْفَرَعِ وَالْعَتِيرَةِ
حديث رقم: 2493 في سنن أبي داوود كِتَاب الضَّحَايَا بَابٌ فِي الْعَتِيرَةِ
حديث رقم: 1501 في جامع الترمذي أبواب الأضاحي باب ما جاء في الفرع والعتيرة
حديث رقم: 4191 في السنن الصغرى للنسائي كتاب العقيقة متى يعق؟
حديث رقم: 4192 في السنن الصغرى للنسائي كتاب العقيقة متى يعق؟
حديث رقم: 3165 في سنن ابن ماجة كِتَابُ الذَّبَائِحِ بَابُ الْفَرَعَةِ ، وَالْعَتِيرَةِ
حديث رقم: 6976 في مسند أحمد ابن حنبل مُسْنَدُ أَبِي هُرَيْرَةَ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ
حديث رقم: 7097 في مسند أحمد ابن حنبل مُسْنَدُ أَبِي هُرَيْرَةَ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ
حديث رقم: 7578 في مسند أحمد ابن حنبل مُسْنَدُ أَبِي هُرَيْرَةَ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ
حديث رقم: 9114 في مسند أحمد ابن حنبل مُسْنَدُ أَبِي هُرَيْرَةَ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ
حديث رقم: 10157 في مسند أحمد ابن حنبل مُسْنَدُ أَبِي هُرَيْرَةَ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ
حديث رقم: 5989 في صحيح ابن حبان كِتَابُ الْحَظْرِ وَالْإِبَاحَةِ كِتَابُ الذَّبَائِحِ
حديث رقم: 4417 في السنن الكبرى للنسائي كِتَابُ الْفَرَعِ وَالْعَتِيرَةِ بَابٌ
حديث رقم: 4418 في السنن الكبرى للنسائي كِتَابُ الْفَرَعِ وَالْعَتِيرَةِ بَابٌ
حديث رقم: 23781 في مصنّف بن أبي شيبة كِتَابُ الْأَطْعِمَةِ فِي الْعَتِيرَةِ وَالْفَرَعَةِ
حديث رقم: 23782 في مصنّف بن أبي شيبة كِتَابُ الْأَطْعِمَةِ فِي الْعَتِيرَةِ وَالْفَرَعَةِ
حديث رقم: 1497 في سنن الدارمي مِنْ كِتَابِ الْأَضَاحِيِّ بَابٌ فِي الْفَرَعِ وَالْعَتِيرَةِ
حديث رقم: 7741 في مصنّف عبد الرزاق كِتَابُ الْعَقِيقَةِ بَابُ الْفَرَعَةِ
حديث رقم: 18026 في السنن الكبير للبيهقي كِتَابُ الضَّحَايَا جِمَاعُ أَبْوَابِ الْعَقِيقَةِ
حديث رقم: 18027 في السنن الكبير للبيهقي كِتَابُ الضَّحَايَا جِمَاعُ أَبْوَابِ الْعَقِيقَةِ
حديث رقم: 890 في المنتقى لابن جارود كِتَابُ الْبُيُوعِ وَالتِّجَارَاتِ بَابُ مَا جَاءَ فِي الْعَقِيقَةِ
حديث رقم: 4253 في سنن الدارقطني كِتَابُ السَّبَقِ بَيْنَ الْخَيْلِ
حديث رقم: 1455 في السنن الصغير للبيهقي كِتَابُ الْمَنَاسِكِ بَابُ فِي الْفَرَعِ وَالْعَتِيرَةِ
حديث رقم: 1045 في مسند الحميدي مسند الحميدي بَابٌ جَامِعٌ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ
حديث رقم: 2408 في مسند الطيالسي مَا أَسْنَدَ أَبُو هُرَيْرَةَ مِنْ رِوَايَةِ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيِّبِ
حديث رقم: 2416 في مسند الطيالسي مَا أَسْنَدَ أَبُو هُرَيْرَةَ مِنْ رِوَايَةِ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيِّبِ
حديث رقم: 5746 في مسند أبي يعلى الموصلي مسند أبي يعلى الموصلي مُسْنَدُ أَبِي هُرَيْرَةَ
حديث رقم: 6355 في مستخرج أبي عوانة مُبْتَدَأُ كِتَابِ الْأَضَاحِيِّ بَيَانُ إِبْطَالِ الْفَرَعِ ، وَالْعَتِيرَةِ وَهُمَا ذَبِيحَتَانِ كَانَتَا لِأَهْلِ الْجَاهِلِيَّةِ ،
حديث رقم: 6356 في مستخرج أبي عوانة مُبْتَدَأُ كِتَابِ الْأَضَاحِيِّ بَيَانُ إِبْطَالِ الْفَرَعِ ، وَالْعَتِيرَةِ وَهُمَا ذَبِيحَتَانِ كَانَتَا لِأَهْلِ الْجَاهِلِيَّةِ ،
حديث رقم: 6357 في مستخرج أبي عوانة مُبْتَدَأُ كِتَابِ الْأَضَاحِيِّ بَيَانُ إِبْطَالِ الْفَرَعِ ، وَالْعَتِيرَةِ وَهُمَا ذَبِيحَتَانِ كَانَتَا لِأَهْلِ الْجَاهِلِيَّةِ ،
حديث رقم: 6360 في مستخرج أبي عوانة مُبْتَدَأُ كِتَابِ الْأَضَاحِيِّ بَيَانُ إِبْطَالِ الْفَرَعِ ، وَالْعَتِيرَةِ وَهُمَا ذَبِيحَتَانِ كَانَتَا لِأَهْلِ الْجَاهِلِيَّةِ ،
حديث رقم: 892 في مُشكِل الآثار للطحاوي مُشكِل الآثار للطحاوي بَابُ بَيَانِ مُشْكِلِ مَا رُوِيَ عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ
حديث رقم: 893 في مُشكِل الآثار للطحاوي مُشكِل الآثار للطحاوي بَابُ بَيَانِ مُشْكِلِ مَا رُوِيَ عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، قَالَ الزُّهْرِيُّ حَدَّثَنَا عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيَّبِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ ﷺ قَالَ ' لاَ فَرَعَ وَلاَ عَتِيرَةَ '. قَالَ وَالْفَرَعَ أَوَّلُ نِتَاجٍ كَانَ يُنْتَجُ لَهُمْ، كَانُوا يَذْبَحُونَهُ لِطَوَاغِيتِهِمْ، وَالْعَتِيرَةُ فِي رَجَبٍ.
Narrated Abu Huraira:The Prophet (ﷺ) said, 'Neither Fara' nor 'Atira) is permissible).' Al-Fara' was the first offspring (they got of camels or sheep) which they (pagans) used to offer (as a sacrifice) to their idols. 'Atira was (a sheep which used to be slaughtered) during the month of Rajab
Telah menceritakan kepada kami [Ali bin Abdullah] berkata, telah menceritakan kepada kami [Sufyan] berkata; [Az Zuhri] telah menceritakan kepada kami dari [Sa'id Ibnul Musayyab] dari [Abu Hurairah] dari Nabi shallallahu 'alaihi wasallam, beliau bersabda: 'Tidak ada Fara' dan Atirah.' Beliau lalu jelaskan: 'Fara' adalah anak pertama seekor unta yang mereka sembelih untuk sesembahan mereka, dan Atirah adalah hewan (kambing) yang mereka potong di bulan rajab
Ebu Hureyre r.a.'den rivayete göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: 'Feral da yoktur, atlre de yoktur' diye buyurmuştur. (Zührl) dedi ki: Fera' develerin ilk doğurduğu yavrunun adı idi. Onlar bunu tağutlarına (putlarına) keserlerdi. Atlre ise Receb ayında olurdu. Fethu'l-Bari Açıklaması: 'Onlar bunları tağutlarına keserlerdi.' Ebu Davud ravilerin bazısından şu fazlalığı zikretmiştir: 'Sonra onu yerler ve derisi de ağaçların üzerine bırakılırdı.' Hadiste nehyin illetine de işaret vardır. Şafiı buradan, kesimin Allah için olması halinde caiz olacağı hükmünü çıkarmıştır. Böylelikle bu hadis ile: 'Fera' bir haktır' hadisini bir arada telif etmiş olmaktadır. Bu da Ebu Davud, Nesai ve Hakim'in rivayet ettiği bir hadistir. Hakim'in rivayetinde de aynı şekilde şöyle denilmektedir: 'Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e ferala dair soru soruldu da o; Fera' bir haktır, senin deveni iki yaına basmış bir dişi deve olana yahut üç yaşına basmış bir erkek deve olana kadar bırakıp Allah yolunda ona yük taşıtman, yahut dul bir kadına onu vermen, senin için eti tüyüne yapışacak halde iken kesme nden ve böylece dişi devenden onu ayırmandan daha hayırlıdır.' Şafii, Beyhakl'nin, el-Müzenı'nin ondan diye, onun yoluyla naklettiğine göre şöyle demiştir; Fera' cahiliye dönemi insanlarının kestikleri ve bu yolla mallarının bereketlenmesini diledikleri bir işti. Onlardan herhangi birisi dişi devesinin ya da koyununun ilk yavrusunu daha sonra geleceklerde bereket ihsan edilir ümidiyle keserdi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e bunun hükmüne dair soru sordular. O da onlara bu hususta onlar için bir kerahet bulunmadığını haber verdiği gibi, Allah yolunda sırtına yük vurulacak hale gelinceye kadar onu bırakmalarımmüstehap olmak üzere emir vermiştir. Hadisteki 'bir haktır' buyruğu ise, batıl değildir anlamınadır. Bu da soranın sorusuna göre veriImiş bir cevaptır. Bu hadis ile 'fera' da yoktur, anre de yoktur' şeklindeki diğer hadis arasında da bir muhalefet söz konusu değildir. Çünkü hadis vacip bir fera' da yoktur, vacip bir anre de yoktur anlamındadır. Nevevl şöyle demiştir: Şafiı 'Harmele'de fera' ve anrenin müstehap olduğunu açıkça ifade etmiştir. Ebu. Davud, Nesai, İbn Mace'nin sahih olduğunu belirterek Hakim ve İbnu'I-Münzir'in Nubeyşe'den şöyle dediğine dair naklettikleri rivayet de bunu desteklemektedir: 'Bir adam Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e: Bizler cahiliye döneminde iken Receb ayında bir anre keserdik. Bize ne emredersin, diye sordu. Allah Rasulü: Siz hangi ayda olursa olsun Allah için kesebilirsiniz, diye buyurdu. Adam: Biz cahiliye döneminde fera' diye bir kurban keserdik, dedi. Allah Rasulü: Her bir saimede (meralarda yayılan davarlarda) senin davarlarının arasında beslenen bir fera' vardır. Bu yük taşıyabilecek hale geldiği vakit sen de onu keser, etini tasadduk edersin, böylesi daha hayırlıdır, diye buyurdu.' Bu hadis-i şeriften anlaşıldığına göre Hz. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem fera' ve anreyi kökünden iptal etmemiştir. Bunların her birisine dair bazı nitelikleri kaldırmıştır. Fera'ın iptal ettiği niteliği, ilk doğduğu sırada kesilmesi niteliğidir. Anrenin iptal ettiği niteliği ise özellikle Receb ayında kesilmesi niteliğidir
ہم سے علی بن عبداللہ مدینی نے بیان کیا، کہا ہم سے سفیان بن عیینہ نے بیان کیا، ان سے زہری نے بیان کیا، انہوں نے کہا ہم سے سعید بن مسیب نے بیان کیا اور ان سے ابوہریرہ رضی اللہ عنہ نے کہ نبی کریم صلی اللہ علیہ وسلم نے فرمایا کہ «فرع» اور «عتيرة» ( اسلام میں ) نہیں ہیں۔ بیان کیا کہ «فرع» سب سے پہلے بچہ کو کہتے تھے جو ان کے یہاں ( اونٹنی سے ) پیدا ہوتا تھا، اسے وہ اپنے بتوں کے نام پر ذبح کرتے تھے اور «عتيرة» وہ قربانی جسے وہ رجب میں کرتے تھے ( اور اس کی کھال درخت پر ڈال دیتے ) ۔
আবূ হুরাইরাহ (রাঃ) হতে বর্ণিত। নবী সাল্লাল্লাহু আলাইহি ওয়াসাল্লাম বলেছেনঃ (ইসলামে) ফারা ও ‘আতীরাহ নেই। ফারা হল উটের প্রথম বাচ্চা যা তারা তাদের দেব-দেবীর নামে যবহ দিত। আর ‘আতীরাহ যা রজবে যবহ্ করত। [৫৪৭৩] (আধুনিক প্রকাশনী- ৫০৬৯, ইসলামিক ফাউন্ডেশন)
நபி (ஸல்) அவர்கள் கூறினார்கள்: (இனி,) தலைக் குட்டி(யைப் பலியிடும் அறியாமைக் காலச் செய்கை)யும் இல்லை. ரஜப் மாதத்தி(ன் முதல் பத்து நாட்களி)ல் பிராணிகளைப் பலியிடுவதும் இல்லை. இதை அபூஹுரைரா (ரலி) அவர்கள் அறிவிக்கிறார்கள். (அறியாமைக் கால) மக்களுடைய (ஆடு ஒட்டகம் ஆகியவை ஈனும்) முதலாவது குட்டியே ‘ஃபரஉ’ ஆகும்; அதை அம்மக்கள் தம் தெய்வச் சிலை களுக்காகப் பயிட்டுவந்தனர். ரஜப் மாதத்தி(ன் முதல் பத்து நாட்களி)ல் பலியிடப்படும் பிராணி ‘அத்தீரா’ ஆகும்.8 அத்தியாயம் :